Hakkında The Postman
Massimo Troisi'nin unutulmaz performansıyla beyazperdeye taşınan Il Postino (Postacı), 1994 yapımı bir İtalyan başyapıtıdır. Film, 1950'lerde İtalya'nın küçük bir adasında yaşayan mütevazı postacı Mario Ruoppolo'nun, siyasi sürgün olarak adaya gelen ünlü Şilili şair Pablo Neruda ile kurduğu beklenmedik dostluğu konu alır. Mario, başlangıçta sadece postalarını dağıttığı Neruda'dan, sevdiği kadın Beatrice'i etkilemek için şiir sanatını öğrenmeye çalışır. Ancak bu süreçte, şiirin yanı sıra hayat, aşk, politika ve insan duygularının derinliklerine dair çok daha fazlasını keşfeder.
Yönetmen Michael Radford, Antonio Skármeta'nın romanından uyarlanan bu filmde, iki farklı dünyadan gelen insanlar arasındaki naif ve dokunaklı bağı olağanüstü bir incelikle işliyor. Massimo Troisi'nin Mario karakterine kattığı içtenlik ve Philippe Noiret'nin canlandırdığı Neruda'nın bilgeliği, filmin kalbini oluşturuyor. Troisi'nin, filmin çekimlerinden kısa bir süre sonra hayatını kaybetmesi, performansına ayrı bir anlam katıyor.
Il Postino, sadece bir 'posta dağıtıcısı' ile bir 'şair'in hikayesi değil; şiirin gündelik hayatı nasıl dönüştürebileceğine, sözcüklerin gücüne ve sessiz insanların içindeki keşfedilmemiş duygulara dair derin bir meditasyondur. Film, izleyiciyi güldürürken aynı anda hüzünlendiren, evrensel temalarıyla herkesin kendinden bir parça bulabileceği nadir yapımlardandır. Luis Enríquez Bacalov'un unutulmaz müzikleri de bu duygusal yolculuğa eşlik ediyor. Il Postino'yu izlemek, insan ruhunun inceliğine dair unutulmaz bir deneyim yaşamak demektir.
Yönetmen Michael Radford, Antonio Skármeta'nın romanından uyarlanan bu filmde, iki farklı dünyadan gelen insanlar arasındaki naif ve dokunaklı bağı olağanüstü bir incelikle işliyor. Massimo Troisi'nin Mario karakterine kattığı içtenlik ve Philippe Noiret'nin canlandırdığı Neruda'nın bilgeliği, filmin kalbini oluşturuyor. Troisi'nin, filmin çekimlerinden kısa bir süre sonra hayatını kaybetmesi, performansına ayrı bir anlam katıyor.
Il Postino, sadece bir 'posta dağıtıcısı' ile bir 'şair'in hikayesi değil; şiirin gündelik hayatı nasıl dönüştürebileceğine, sözcüklerin gücüne ve sessiz insanların içindeki keşfedilmemiş duygulara dair derin bir meditasyondur. Film, izleyiciyi güldürürken aynı anda hüzünlendiren, evrensel temalarıyla herkesin kendinden bir parça bulabileceği nadir yapımlardandır. Luis Enríquez Bacalov'un unutulmaz müzikleri de bu duygusal yolculuğa eşlik ediyor. Il Postino'yu izlemek, insan ruhunun inceliğine dair unutulmaz bir deneyim yaşamak demektir.

















